Tarımın Geleceği, Kadın Emeği ve Kooperatifleşmenin Gücü
Horanta Kadın Girişimi olarak, toprağa dokunan kadının gücüne ve emeğin dayanışmayla büyüyeceğine yürekten inanıyoruz. Peki, Türkiye’de tarımın içinde bulunduğu zorlukları aşmanın, kırsal kalkınmanın ve ürettiğimiz emeğin karşılığını tam anlamıyla alabilmenin en kalıcı yolu nedir? Bu sorunun cevabını, Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim’in tarımsal kooperatifçiliğimizin dünü, bugünü ve yarınına ışık tutan değerli analizlerinde çok net bir şekilde görebiliyoruz.

Küçük İşletmelerin ve Çiftçinin Can Simidi: Kooperatifler
Prof. Dr. Mülâyim’in de altını çizdiği ve kendi hocası ünlü İtalyan tarım ekonomisti Arrigo Serpieri’den aktardığı şu söz, aslında yola çıkış amacımızı özetliyor: “Küçük çiftçiler için kooperatif bu yüzyılın en büyük buluşudur. Eğer kooperatif diye bir araç bulunmasaydı, bu küçük tarım işletmelerinin ayakta durması mümkün değildi.” Almanya, Hollanda ve İtalya gibi tarımda dünya devleri olan ülkeler, bugün tarımlarını tam da bu kooperatifçilik modeliyle ayakta tutuyorlar.
Bugün ülkemizde çiftçi nüfusunun yaş ortalaması 58’e ulaşmış durumda. Eğer biz üreticiler, özellikle de kadınlar, toprağa verdiğimiz emeğin karşılığını alamazsak köylerimiz terk edilmeye yüz tutacak. Ancak Mülâyim Hoca’nın vurguladığı çok umut verici bir nokta var: Kooperatif hareketinin güçlenmesi, gelir dağılımını düzeltecek; kadınların ve gençlerin köyde kalarak üretime öncülük etmesini sağlayacaktır. Horanta Kadın Girişimi olarak bizlerin kooperatiflerde aktif rol alması ve bu yapıyı büyütmesi, yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda köklü bir sosyal gelişim hareketidir.
Sadece Kurulmak Yetmez: Çözüm Bekleyen 5 Temel Sorun
Elbette bir kooperatif kurmak, tarımın ve üreticinin tüm sorunlarını tek başına çözmüyor. Birlikte hareket etmenin tam anlamıyla güce dönüşmesi için Prof. Dr. Mülâyim’in işaret ettiği 5 temel sorunu aşmamız gerekiyor:
- Finansman: Kooperatiflerin güçlü bir yapıda olması için devlet destekli, ancak yönetimi tamamen kooperatiflere ait olan bir “Kooperatifler Bankası”na ihtiyaç var.
- Üst Örgütlenme: Bizlerin bir araya gelerek kurduğu yerel kooperatiflerin, küresel pazarda rekabet edebilmesi, ihracat yapabilmesi ve tarımsal sanayiye adım atabilmesi için mutlaka ihtisas ve bölge birlikleri kurarak “üst örgütlenmelerini” tamamlaması gerekiyor.
- Eğitim ve Araştırma: Kooperatifçilik sadece ticari bir girişim değil, bir bilinçtir. Bu bilincin ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim müfredatlarında yer alması ve kooperatiflerin kendi hizmet içi eğitimlerini aralıksız sürdürmesi şarttır.
- Mevzuat (Demokratikleşme): Kooperatifçilik mevzuatımız devlet güdümünden uzaklaşmalı, üreticinin özgür iradesini yansıtan serbest ve demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır.
- Denetim: Kooperatiflerin başarılı olması için devlet müdahalesinden uzak, kooperatif üst örgütleri ve denetim birlikleri aracılığıyla sağlanan etkili bir “özdenetim” mekanizması kurulmalıdır.

Horanta Kadın Girişimi Olarak Yol Haritamız
Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim’in kaleme aldığı bu ufuk açıcı değerlendirmeler, “Türk tarımı nasıl kurtulur?” sorusuna gerçekçi yanıtlar verirken; biz Horanta Kadın Girişimi’nin de ne kadar doğru bir yolda yürüdüğünü kanıtlıyor.
Bizler; omuz omuza vererek eğitim eksikliklerini aşmaya çalışan, demokratik işleyişe inanan ve toprağın bereketini dayanışmayla harmanlayan kadınlar olarak üretimin tam merkezindeyiz. Emeğimizin değerini bulması, topraklarımızın yeşermesi ve köylerimizde kadınların sesinin daha gür çıkması için kooperatifleşme bilincini yaymaya, beraber üretip beraber büyümeye devam edeceğiz!
Kaynak: Sosyal Ekonomi – Türk Tarımı Nasıl Kurtulur? Sorusuna Gerçekçi Yanıt
İlgili Yazılar
Okumaya Devam Edin
Horanta Koop’tan Yeni Yatırım Hamlesi: 1000 m² Pilot Salep Üretimi Başlıyor
Horanta Koop olarak, Hatay’da 1000 m² pilot salep üretimi için yeni bir yatırım sürecini başlatıyoruz. Bu adım; yüksek…
