Yerelden Küresele Hareketimiz: Çölleşen Dünyanın Sorumlusu Kim?
Kasım 2022'de başlattığımız Yerelden Küresele Hareketimiz: kavga ederek değil konuşarak, anahtar teslim ve ölçülebilir bir iklim, kuraklık, karbon ayak izi ve tarımsal atık projesi. Çölleşen dünyanın sorumlusu kim? Herkes.
Yerelden Küresele Hareketimiz’i Kasım 2022’de resmen başlatmıştık. Bir yılı geride bıraktık; arada bir deprem yaşadık ve çok şey öğrendik. Bu yazı, 5 Aralık 2023 itibarıyla hareketimizin amacını, yöntemini ve geldiğimiz noktayı yeniden anlatıyor.
İklim değişikliği hakkında yapmak istediğimiz şey, önce yerelden başlayıp küresele giden bir akımın öncüleri olmaktır. Bu iddialı bir cümle gibi görünebilir; ama Hatay’ın bir köyünden yazıyoruz ve tam da bu yüzden söylüyoruz. Küresel sorunların çözümü küresel zirvelerde konuşuluyor; ama toprağa dokunan el, kuyuyu açan çiftçi, gübreyi seçen üretici hep yerelde. Değişim o elden başlamazsa hiçbir yerden başlamıyor.
Neden yerelden?
Kooperatifimizin kuruluş amaçlarından biri olan sürdürülebilir tarım kapsamında ele aldığımız bu mesele bizim için olduğu kadar tüm dünya için gerekli ve geçerlidir. Bu hareket, her ülkede beş on kurumun altından kalkabileceği kadar küçük bir mesele değildir. Küresel sermayeyi, küresel sanayiyi, küresel teknoloji ve tarım şirketlerini suçlayıp büyük adımları onlardan bekleyerek, onlarla kavga ederek, onları protesto ederek geçirecek zamanımız ne yazık ki yok. Bu boşa bir çaba olur. Bizim görüşümüz açık: Herkesi ilgilendiren devasa bir sorunun çözümü ancak yerelden küresele bir hareketle mümkündür. Açgözlülüğümüzü ve hırsımızı bu konulara kanalize ederek, küresel boyuttaki bu sorunla birlikte mücadele etmemiz gerekecek.
Hareketin özü: Kavga ederek değil, konuşarak

Yapmamız gereken adımlar sırasıyla şunlar:
- Farkındalık. Çiftçileri, sanayicileri ve çevreyi kirleten bütün kesimleri güzel ve ılımlı bir dille durumdan haberdar etmek. Birileriyle savaşarak değil, birileriyle güzel bir şekilde konuşarak.
- Eğitim ve toplantılar. Daha çok farkındalık için çeşitli eğitimler ve toplantılar düzenlemek; sosyal medya ve basılı yayınlarla herkesin bu konuda bilinçlenmesini ve kendine göre bir adım atmasını sağlamak.
- Kurumlarla görüşme. Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve bankalarla görüşerek en başta çiftçilerimizin, sonra esnaf ve sanayicilerimizin güneş enerjisi, elektrik motoru, makine ve ekipman alımlarında uygun vadeler, hibeler ve teşvikler çıkarılmasını sağlamak.
- Anahtar teslim kurulum. İnsanların ihtiyacını saptamak, atılması gereken adımları belirlemek, evrak ve satın alma süreçlerini yürütmek ve ekipmanı devreye almak.
- Öncesi ve sonrası raporlama. Yapılan işin çevreye ve insan sağlığına etkisini ölçüp raporlamak. Bir şeyi ölçemiyorsanız iyileştiremezsiniz.
Kısacası projemizin özeti şudur: Bilinçsiz ve hoyrat bir şekilde kullanılan su, enerji, kimyasal gübre ve kimyasal ilacı en aza indirmek; bunu da insanların önüne anahtar teslim bir hizmet olarak koymak. En temel görevimiz budur.
Organik gübre, organik ilaç ve Örnek Organik Bahçe

Kimyasal gübrelerin ve kimyasal ilaçların doğaya ve insan sağlığına verdiği zararı bilmeyen yok. Atılması gereken adımlar arasında bu iki husus ilk sırada. Bu yüzden derhal ve acilen kurulması gerektiğini düşündüğümüz organik gübre ve organik ilaç entegre tesisini, bir de herkesin gelip görebileceği bir Örnek Organik Bahçe’yi hareketimizin somut ayakları olarak belirledik. Bahçe, güneş enerjisiyle çalışan damla sulamayı, kimyasalsız üretimi ve öncesi sonrası ölçülen toprak analizlerini bir arada gösterecek. Laf değil, tarla.
Enerji: 21. yüzyılın en temel meselesi
21. yüzyılın en temel problemlerinden biri enerji fiyatlarındaki yüksek artışlar olsa gerek. Pandemi sonrası enerji fiyatlarındaki müthiş yükseliş, insanları “gelecekte ne olacak” sorusunu daha ciddi düşünmeye yetti de arttı bile. Enerji bağımlılığı bütün dünya ülkelerinin en çekindiği konulardan biri.
Giderek artan enerji ihtiyacı ülkeleri derin arayışlara iterken, çoğalan ve büyüyen sanayi daha fazla enerji tüketerek daha üretken ve daha verimli hale geldi. Daha modern, daha rahat ve konforlu yaşamak isteyen insanoğlu doğayı ve iklimi nasıl değiştirdiğinin aslında farkındaydı. Doğayı ve iklimi korumak adına atılan pek çok adım, çok küçük adımlar olarak karşımıza çıktı. Bugün geliştirilen teknolojilerin doğayı koruma çabası hâlâ yetersiz. İşte bu yüzden çiftçinin tarlasındaki güneş paneli, sanayicinin çatısındaki panel ve dizel yerine elektrikli motor bizim için sadece bir tasarruf değil, hareketin kendisidir.
Yüz yıl sonra torunlarımız
Bundan yüz yıl sonra yeraltı sularımız bitmiş, topraklarımız çölleşmiş ve açlık sınırında yaşayan yeni nesiller arkamızdan “doğayı ve evrenin düzenini nasıl hoyratça ve açgözlülükle mahvettiğimizi” tartışacaklar. Evet, ne yazık ki torunlarımız belki de açlıkla ve çölleşen dünyanın sorunlarıyla uğraşacak; arkamızdan kim bilir neler konuşacaklar. Gözlerinizi kapatıp lütfen bunu bir düşünün. Bir de Yerelden Küresele Hareketimiz’i düşünün.
İklim değişikliğinin etkenlerini ve etkilerini okuyabileceğiniz sınırsız kaynak var; biz de İklim Değişikliği Projemiz yazısında bunları kendi cümlelerimizle derledik. Hareketimiz bu konudaki paylaşımlarını sosyal medya hesaplarımızdan hikâyeler olarak da sürdürüyor; lütfen takipte kalın.
Çölleşen dünyanın sorumlusu kim? Cevap: Herkes
Yerelden başlayarak küresele uzanan hareketimizin amacı, iklim değişikliğinin hepimizi ilgilendirdiğini bilmek ve alınması gereken önlemleri almak. Çölleşen dünyanın, daha doğrusunu söylemek gerekirse çölleştirdiğimiz dünyanın problemlerinin kaynaklarını değil, çözümlerini konuşacağız. Suçlu aramaya vaktimiz yok; çünkü suçlu hepimiziz ve çözüm de hepimizde.
Kooperatifimizin ve projemizin amaçları
Kooperatifimizin kuruluşundaki en büyük amaçlar arasında bulunan ilk hedefimiz, tarımın daha sürdürülebilir, daha katma değerli, daha az maliyetli olması ve gelecek nesillere de tarım yapılabilecek araziler bırakılmasıdır. Bunu ta başından beri söylüyoruz. Bu bağlamda önümüzdeki en ciddi ve en zor sorun iklim değişikliği ve kuraklık olarak öne çıkıyor. Bu yüzden projemiz dört başlıkta ilerliyor:
- İklim değişikliği: farkındalık, eğitim ve kurumlarla görüşme.
- Kuraklık: susuzluğa dayanıklı türler, damla sulama, toprağın su tutma kapasitesini artıran organik madde.
- Karbon ayak izi: ortaklarımızın ve çevremizdeki işletmelerin karbon ayak izini ölçüp azaltmak.
- Tarımsal atıkların geri dönüşümü: budama artığı, sap saman ve gübreyi tesiste organik gübreye dönüştürmek.
Bir yılın sonunda dürüst olmak gerekirse deprem, planladığımızdan daha yavaş ilerlememize neden oldu. Ama hareketin temel fikri her geçen gün daha da doğrulanıyor. Bu konuda değişik fikirlerinizi önemsiyoruz ve ilgileniyoruz. Lütfen iletişim sayfamızdan bize ulaşmaktan çekinmeyin. Yerelden küresele; bir köyden başlayarak.
İlgili Yazılar
Okumaya Devam Edin
Horanta Koop’tan Yeni Yatırım Hamlesi: 200 m² Pilot Salep Üretimi Başlıyor
Horanta Koop olarak, Hatay’da 200 m² pilot salep üretimi için yeni bir yatırım sürecini başlatıyoruz. Bu adım; yüksek…
